Başbakan Yardımcısı Çavuşoğlu Bosna Hersek'te

Başbakan Yardımcısı Hakan Çavuşoğlu, Balkanlar ve Bosna Hersek'in küresel barışın teminatı olacak nitelikteki yerler olduğunu belirterek "Bosna Hersek'te ve bu bölgede barış ve istikrar temin edilmediği takdirde küresel barış ve istikrarı da temin etmek mümkün değildir.

Başbakan Yardımcısı Hakan Çavuşoğlu, Balkanlar ve Bosna Hersek'in küresel barışın teminatı olacak nitelikteki yerler olduğunu belirterek "Bosna Hersek'te ve bu bölgede barış ve istikrar temin edilmediği takdirde küresel barış ve istikrarı da temin etmek mümkün değildir." dedi.

Türk okçuluğunun tarihsel gelişimini anlatan "Kemankeş Türk Okçuluğu Sergisi", Çavuşoğlu ve Okçular Vakfı Mütevelli Heyeti Üyesi Bilal Erdoğan'ın da katılımıyla Bosna Hersek'in başkenti Saraybosna'da açıldı.

Bosna Hersek Ulusal Müzesi'nde düzenlenen açılış törenine, Bosna Hersek Bakanlar Konseyi Başkanı Denis Zvizdic, Saraybosna Kantonu (KS) Başbakanı Elmedin Konakoviç, Türkiye'nin Saraybosna Büyükelçisi Haldun Koç, Müze Müdürü Mirsad Sijaric, Türk kurum ve kuruluşlarının temsilcileri ve çok sayıda kişi katıldı.

Törende konuşan Çavuşoğlu, Türkiye'nin tarihi ve kültürel bağları olan Bosna Hersek'te olmaktan büyük mutluluk duyduğunu belirterek Balkanlar ve özelde Bosna Hersek ile ilgili geçmişte çok acı yaşandığını, kan ve gözyaşı döküldüğünü söyledi.

Çavuşoğlu, "Balkanlar ve Bosna Hersek, küresel barışın teminatı olacak nitelikteki yerlerdir. Bosna Hersek'te ve bu bölgede barış ve istikrar temin edilmediği takdirde küresel barış ve istikrarı da temin etmek mümkün değildir. Türkiye, Bosna Hersek'in işleyen bir devlet yapısına kavuşması, gelişmesi ve büyümesi için her daim yanında olmaya devam edecektir." diye konuştu.

"Geçmiş bilinmediği takdirde geleceği de inşa etmek mümkün değildir"

Geçmiş bilinmediği takdirde geleceği inşa etmenin mümkün olmayacağına dikkati çeken Çavuşoğlu, "Eğer geleceği inşa etmek istiyorsak geçmişi sadece tarihi okumalarla değil aynı zamanda ritüelleriyle, gelenekleriyle, değerleriyle birlikte hayatımıza intibak ettirmek durumundayız." ifadelerini kullandı.

Çavuşoğlu, okçuluğun cesaret, kararlılık ve adaletin timsali bir ritüel, spor ve gelenek olduğuna vurgu yaparak, ok atan birisinin onu hedefe gönderdiğinde "Ya Hak" dediğini, bu nidanın tevhit, birlik, adalet, hakkaniyet, nefaset, hoşgörü, birlik ve beraberliğin sembolü olduğunu söyledi.

Ok ve yayı eline alıp "Ya Hak" nidası sarf edecek ve bu nidayı terennüm edeceklerin bugün dünyada devam eden adaletsiz sisteme de bir meydan okuma sağlayacağını dile getiren Çavuşoğlu, "Biz asla adaletten ve hakkaniyetten ayrılmayacağız. Hakkı tutup kaldıracağız, hakkı kendimize ilke edineceğiz, bir olacağız, beraber olacağız, yeniden adaleti hep birlikte tesis edeceğiz." dedi.

"Bu ortak mirasın taşıyıcıları olan bizler bir araya gelmeliyiz"

Bilal Erdoğan da ataların savaş teknolojisinde çağının en ileri noktasında bulunduğunu anımsatarak bugüne kadar seviyesine hala erişilememiş olan Osmanlı-Türk yayının İstanbul'un fethinde kullanılan ve o zamana kadar döktürülen en büyük top olan "Şahi" topunu hatırlattığını söyledi.

Dönemin savaş teknolojisinin en uç noktasında olan ataların bu savaş teknolojisini asla katliam yapmak için kullanmadığının altını çizen Erdoğan, bu teknolojilerin insanların arasına örülen duvarları yıkmak için kullanıldığını vurguladı.

Erdoğan, günümüz dünyasında insan ırkının teknolojinin en zirve noktalarına geldiğine işaret ederek ancak bugünlerde bu teknolojileri kullanarak ülkelerin yer yüzünden silinmesinin tartışıldığını aktardı.

Bugünkü bu birlikteliğin ve güzel kültürel etkinliğin sanılandan çok daha derin anlamları olduğunu düşündüğünü bildiren Erdoğan, bugünün dünyasında yeniden ortak ataların perspektifine, onların o günkü dünya görüşüne bugün de ihtiyaç olduğunu söyledi.

Erdoğan, 20. yüzyılın insanlık tarihinin en kanlı, en vahşi yüzyılı olduğunu ifade ederek şöyle konuştu: 

"21. yüzyılın daha çantasında neler barındırdığını bekleyip göreceğiz ama iyimser olmak için fazla sebebimiz yok. Bu ortak mirasın taşıyıcıları olan bizler bir araya gelmeli, bu ortak mirasımızı, bugün dünyaya 'medeniyet' diye pazarlanan vahşetten çok daha kıymetli olan ortak mirasımızı yaşatmak için mücadele vermeliyiz."

Bosna Hersek Bakanlar Konseyi Başkanı Denis Zvizdic de Bosna Hersek ve Türkiye'nin kültürel ve tarihi bağlarının çok uzak geçmişe dayandığına dikkati çekerek bu bağların en önemli göstergelerinden birinin de bu tür etkinlikler olduğunu anlattı.

Osmanlı medeniyetinin Bosna Hersek'te hem maddi hem manevi pek çok anıt bıraktığını ve bu eserlerin ülkenin kültürel mirasının en önemli parçaları olduğunu dile getiren Zvizdic, "Bu maddi ve manevi anıtlar bütünü aslında iki ülkeyi birbirine bağlayan, bölünmez ve parçalanamaz bir ağın önemli unsurlarıdır." dedi.

Zvizdic, Türkiye'ye ve halkına, Bosna Hersek'e yaptıkları katkılar için teşekkür ederek bu katkılardan en önemlisinin devlet düzeyindeki meselelerle ilgili destekler olduğunu söyledi.

Serginin küratörü Mehmet Lütfi Şen de 2 yıl önce Türkiye'de Okçular Vakfında Türk okçuluğuna ilişkin orijinal malzemelerle gerçekleştirilen ilk sergiyi açtıklarını anımsatarak bugün ise bu sergiyi ilk olarak yurtdışında Bosna Hersek'te gerçekleştirdiklerini söyledi.

Bir İngiliz okçunun en ileri atabildiği menzil rekorunun 320 metre civarında olduğundan söz eden Şen, 500 yıl önce kırılan Osmanlı rekorunun ise 846 metre olduğunu hatırlattı.

Şen, Osmanlı'nın "spor olsun" diye okçuluğu yapmadığını aktararak "Bunun arkasında müthiş bir motivasyon var çünkü buradaki gaye dünyaya adaleti hakim kılmak, mazlumların yanında olmak ve zulmü engellemektir." dedi.

Öte yandan, Çavuşoğlu ve beraberindeki heyet, sergi açılışı öncesi tarihi Başçarşı'daki Gazi Hüsrev Bey Kütüphanesi'ni de ziyaret etti.

Çavuşoğlu, açılıştan sonra da Saraybosna'daki temasları kapsamında Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansının (TİKA) Bosna Hersek Koordinatörlüğünü ziyaret ederek çalışmalar hakkında bilgi aldı.

"Kemankeş Türk Okçuluğu Sergisi"

"Kemankeş Türk Okçuluğu Sergisi" açılışından sonra gerçekleşen kokteylin ardından, Başbakan Yardımcısı Çavuşoğlu, Bilal Erdoğan ve Saraybosna Kantonu (KS) Başbakanı Elmedin Konakoviç müzenin bahçesinde ok atışı yaptı.

Osmanlı ve Selçuklu dönemlerine ait ok, yay, bilek siperi, zihgir ve tirkeşlerin bulunduğu sergide, ok ve yayın yapım aşamalarını anlatan örnekler yer alıyor.

Osmanlı'nın büyük kemankeşlerinden Bosna Hersekli Şüca, Mirialem Ahmet Ağa ve Arnavut asıllı Tozkoparan İskender'e de şükran sunma amacı taşıyan sergide, 846 metre ile en uzun ok atışında dünya rekorunu elinde bulunduran Tozkoparan İskender'in bu rekorunu diğer atışlarla kıyaslayan bir görsel de bulunuyor.

Sergi, 15 Ekim'e kadar açık kalacak.


Yorumlar